9 Ekim 2007 Salı
küresel ısınma
Meteoroloji uzmanlarına göre bu yıl küresel ısınmadan dolayı sıcaklıkların dahada artacağı yönünde görüşler bildiriliyor.Bu durum geçen yıl yaşadığımızdan daha riskli bir sezon geçireceğimizin habercisi oluyor.Biz arıcılar olarak mutlaka yapmamız gereken birşeylerin olduğunu düşünüyorum.Değişik görüşler mutlaka olacaktır,faydalanmak için fikir jimnastiği yapıp birbirimize aktarmalı ve proje üretmeliyizki bu kritik durumdan en az zararla çıkalım.Işık Üniversitesindeki konferansta Macaristanda 4 dönem açan akasya ağacı yetiştirilip arıcıların hizmetine sunulmuş aksya 15 günde çiçeklendiği için 15 günden 4 çeşit 60 gün süreile arı çalışma imkanı bulabilecek ben yetkililerle görüştüm Gebze Yağcılar köyü civarlarına ,orman yolları kenarlarına ,her yıl 200 veya 300 civarında ekmeyi düşünüyorum .Arıcılık,çevre ve yangınlara tedbir olarak faydalı olabilir.Yaşadığımız dünyadan başka yaşayacağımız yer olmadığına göre şimdiden tedbir almak zorunda olduğumuzu düşünüyorum.Geçen yıl Gebze Orman İşletme Şefliğinden aldığım 100 adet beyaz akasya %80 oranında tuttu,seneye çiçeklenme olacak kadar büyüdüler.Yöremizde kurulan sanayi siteside başka ağaç yerine akasya ağacı dikme kararı aldı sonuçları izleyip göreceğiz.tüm arkadaşlara kayıpsız ve sağlıklı bir kış sezonu diliyorum.
6 Ekim 2007 Cumartesi
formik asit uygulaması

Formik asit Devrim hocamızın ve halil bilen beyin yazılarından ve konferanslarından izlediğim kadarıyla tüm dünyada organik arıcılık yapan arıcılar tarafından uzun zamandır kullanılıyor.Bende tercihimi bu yönde kullandım,sebep olarakta thymol,apisan ve formik asit kullanılarak yapılan deneylerde oran formik asit %94.2 ,thymol % 75.4 apistan %92.6 .varroa zararlısına karşı öldürücü olmuş.Dünyaya entegre olmamız açısından yeni yapılanmaları ve gelişmeleri takip ederek ürettiğimiz ürünlerde dünya standartlarını yakalayıp onlarla boy ölçüşmek zorunda olduğumuzu hiçbirzaman unutmamalıyız.Zira hiçkimsenin başkalarının sağlığıyla oynamaya hakkı olduğunu sanmıyorum.Kendimize yapılmasını istemediğimiz birşeyi başkalarına kesinlikle yapmamalıyız.
1 Ekim 2007 Pazartesi
benim muhafız
30 Eylül 2007 Pazar
Yağmurdan sonra pürenlerin durumu
4 gün aralıklarla yağan yağmurdan sonra pürenler açmaya başladı.Fakat arılar hala nektar alamadığı için kovan kapağını açtığınız anda yağmalama riski artıyor.Önümüzdeki günlerde inşaallah herşeyin normal seyrinde olmasını ve verimli bir püren balı mevsimi olmasını temenni ediyoruz.bu arada kuraklığın etkisinden olsa gerek bu yıl pürenlerin çiçeklenme mevsimi bayağı geç oldu.
15 Eylül 2007 Cumartesi
güzel çiçekler arıları bekliyor ama arıcı kuşları izin vermiyor

Bu yıl arıcı kuşlarının ve eşek arılarının çok bol olduğu bir yıl,aşırı derecede arıları rahatsız ediyorlar,arıcı kuşu pek kjalmadı ama eşek arılarından çok muzdarip oluyoruz fakat çaresini buldum.Gündüzün yerlerini tespit edip gece kafa lambasını takıp yuvalarına sinek ilacı sıkıyorum anında felç ediyor kurtulma şansı yok.
Tekirdağda konakladığımız yer
trakya bölgesi sadece ayçiçeğiyle tanınmasın
bahardaki görüntüleri şimdiden özlüyoruz

Buyıl kuraklığa bağlı olarak ne ayçiçeğinden nede pürenden yeterince faydalanma imkanımız olmadı.İnşallah önümüzdeki günlerde yağmurlar yağar bir nebze olsun rahatlarız.Bunun yanında böyle durumlar için B planı uygulama imkanımız olabilirmi,mutlaka alternatif bir yol bulmamız gerektiğini düşünüyorum.Mutlaka bir çıkış yolu vardır,bunuda ilerleyen zamanlarda tartışarak araştırarak bulmamız gerektiğini düşünüyorum.
11 Eylül 2007 Salı
verimli kafkas arısı
Ulusal gazetelerden birinde okuduğum haber çok etkileyici geldi .Artvin doğumlu 82 yaşındaki arı dostu doğduğu yer olan artvinin bir köyünde özel kafkas anası yetiştirdiğini ve 50 ila 80 kg arasında verim aldığını söylüyor ben ilk defa böyle bir rakamın telaffuz edildiğini duydum.İnşallah tüm arıcılarımıza böyle verimli analar nasip olur ve dünya ortalamasını bir hayli aşmış oluruz.tüm arıcı arkadaşlara selam ve sevgilerimle
18 Ağustos 2007 Cumartesi
efsanevi aşkın mucizevi iksiri BAL
Mucizeviiksirin oluşumu:Çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak yutulan nektar arıların bal midesi denilen organlarındakimyasal bir değişime uğrayarak içinde birçok vitamin ve mineral bulunan ağır şekerli sos halini alır.daha sonra bal kovandaki hücrelere yerleştirilir ve üzerleri mumdan bir kapakla örtülür.Bal petek içindeyken arılar tarafından sağlanan özel havalandırma sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.Kokusunu çiçeklerdeki aromalı(valotil) yağı verir.Çiçeklerdeki nektardan elde edilecek balın miktarı tamamen getirilen nektarın şeker konsantresine bağlıdır.450 gram bal elde edebilmek için yaklaşık olarak 17000 balarısının.10 milyon çiçeği ziyaret etmesi gerekir.Arıının yiyecek aramak için ortalama bir gezinti 500 çiçek ziyaretini gerektirir ve 25 dakika sürer.Bu yüzden 450 gram saf bal elde etmek için arıların 7000 iş saati çalışmaları gereklidir. Balın bazı özellikleri:balın içerisinde bulunan bazı şekerler:fruktoz,glikoz,sakaroz,maltoz,izomaltoz,erkoz,kestoz,melezitoz,rofineze. - -balın özgül ağırlığı 200 derecede 1.4225 dir.balda bulunan asitler:formik ,asetik,buturik,sitrik,kaproik,laktik,malik,oksaliksuksiniletannik,tartari vevelonik asitler.Ayrıca enzimler,vitaminler,mineraller ve proteinler bulunmaktadır. not:Tarım ve köyişleri bakanlığı müstaşarı sayın SELAMİ GÜLAY beyin yazısından alıntı yapılmıştır
1 Ağustos 2007 Çarşamba
küresel ısınma ve etkileri
dünyadaki ısınmaya eşdeğer olarak ülkemizdede etkilerini görmeye başladık.Trakya yöresinde görüştüğümüz kişiler ayçiçeğinin çabuk olduğunu randıman düşüklüğü yaşandığını kavun ve karpuzun tarlalarda olmadan çürüdüğünü bu gidişle durumun daha da vahim hale geleceği yönünde görüş belirtmişlerdir.Bu duruma paralel olarak biz arıcılarda bu durumdan muzdarip olmaktayız.İnşallah ilerisi iyi olur.tüm arıcı arkadaşlara bol verimli günler dileğiyle
17 Temmuz 2007 Salı
arıcılığın önemi ve yankıları
Işık üniversitesi şile orman işletme müd. ve bal firmalarının katılımıyla yapılan toplantıya bizlerinde katılma imkanımız oldu.Toplantıda arıcılığın önemi balın insan sağlığına olan katkıları verim artışı ve üretimi nasıl yukarıya çekebiliriz gibi konular tartışıldı.Şile orm işl müdürü olan beyefendi yer kovan maddi imkan konularında yardımcı olacağını söyledi.Gerektiğinde valilik,kaymakamlık veya orman fonundan kaynak aktarabileceğini söyledi.Macaristanda yapılan uygulamalarda 15 gün süreyle açan 4 çeşit akasya ağacı arıcılar için ekilmiş ve başarılı sonuçlar alınmış.Ben Şile yöresinden olmadığımı gebzeden geldiğimizi söyledim ve akasya istirham ettim verebileceğini söyledi,yakında almaya gidip ormanda müsait yerlere dikeceğim,böyle büroktarları her yerde görmek istiyoruz.İlk toplantıya biz gidemedik Romanyadan gelen arıcı birlikleri kestane balını yerinde almak için inceleme araştırmaya gelmişler bu yöre için çok iyi bir avantaj ayrıca 100 kovan üzeri arıcıları ukraynaya polınasyonu sağlamak için davet etmişler,sonuçlarını merakla bekliyoruz.İnşallah hayırlısı olur.
kestane dönüşü arı mevcutlarındaki azalma
Kestane balı için gittiğimiz Şile yöresinden Tekirdağa döndüğümüzde arı mevcutlarında azalma olduğunu fark ettik.Durumu Tekirdağ il tarım müdlüğüne ilettik,incelemeye geleceklerini söylediler inceleme yapıldıktan sonra neticenin ne olduğu konusunda fikir sahibi olabileceğiz.İl tarım müd lüğündeki yetkililere böyle bir şikayet başka arıcılardan gelip gelmediğini sorduğumuzda 1 arıcınında aynı şikayeti yaptığını söylediler.Tüm arıcı arkadaşlara bol verimli bir sezon dilerim.
10 Haziran 2007 Pazar
arı nakillerinde gereksiz formaliteler
arı nakillerinde uygulanan formalitelerin azaltılacağı defalarca bakanlık yetkilileriyle yapılan görüşmalerde dile getirildi.Maalesef uygulamalarda fazla bir değişiklik göremedik.bürokrasiden boğuluyoruz.Muhtardan alınan yol kağıdıyla ve ilçe tarımla bitmesi gereken işler maalesef uzuyor bence gereksiz yere zaman kaybı.Sevgili birlik başkanları ve arıbirlikleri başkanlarına ithaf olunur.Gebzeli arıcılardan 4 arkadaş Şile İmrenli köyünde kestane balı için konaklıyoruz.Kestane mevsimi bitinceye kadar oradayız.Tüm arıcı arkadaşlara en içten selam ve sevgilerimizi sunuyor,bol verimli bir sezon diliyoruz
16 Nisan 2007 Pazartesi
arıların yaşamdaki fonksiyonları ve önemi
yapılan araştırmalar gösteriyorki arılar yaşanabilir bir dünya ve çevre için olmazsa olmaz.Bu nedenle iş işten geçmeden arıları ve çevreyi korumalı,bu konuda daha duyarlı olup gelecek nesillerimizin önünü kesmemeliyiz.Dünyamızdan başka yaşanacak yerimiz olmadığı için etrafımızdaki herşeye saygılı olmak zorundayız.Yeşil , göze hoşgörünen,bizden başka canlılarında yaşadığını düşünerek etrafımızdaki enstantaneyi bozmamalı,zarar verenleride uyarmalıyız.Tabiat kendi kendisini yeniliyor ama tahribat fazla olunca iş tersine dönüyor ve telafisi mümkün olmayan zararlara neden oluyor.gelecek kuşaklara daha iyi ve yaşanabilir çevre bırakmak,hepimizin sorumluluğudur.Çocuklarımıza bu bilinci aile ortamında aşılamalıyızki,onlar daha iyi sahip çıksınlar.
6 Nisan 2007 Cuma
bilgi paylaşımı
Her meslekte olduğu gibi arıcılıktada yılların deneyimleri bir çok problemi çözmede ve yeni yetişen insanların bilgiyi birinci elden almasına imkan vermektedir.Bu sayede kendi uğraşımızın yanına aldığımız bigileride katınca çoğu problemi zorlanmadan çözmüş oluyoruz.Tabiiki okuyup araştırmayı kesinlikle ikinci plana atmamalıyız,bizimde geriden gelen yeni arıcılara birşeyler verebilmemiz için,kendimizi çok iyi yetiştirmeli ve problemleri çözmeliyiz.Bu sayede ülkemizin milli gelirine katkımız olur,bal üretiminde dünya ortalamasını yakalarız.
29 Mart 2007 Perşembe
üretimi ve kaliteyi nasıl artırabiliriz
Ülkemizdeki bal üretimi ortalamasını yükseltebilmek ve dünya ortalamasına yaklaşabilmek için bizimde mutlaka yapacağımız katkılar olacağına inanıyorum.Korunga yonca fiğ akasya ekimi gibi,bu yolla hem bal üretiminde istediğimiz randımanı alabilir,hem toprak erezyonunu önlemiş oluruz.Ayrıca yem bitkilerinin köklerinde amonyum nitrat fosfat ve azot kendine yetecek kadar var olduğu bilim adamlarınca ispatlanmış böylece toprağın kalitesini düşüren içme sularına zarar veren kimyasal gübrelerin kullanımınada gerek kalmaz.Eğer kalite ve bal üretimini yükseltebilirsek ülke ekonomisine katkı yapar geriden gelen yeni neslede iyi örnek olmuş oluruz.
27 Mart 2007 Salı
balın faydaları
İçerdiği B1,B2,B6,h,PP vitaminleri,kalsiyum,magnezyum,potasyum,sodyum,iyot,demir gibi daha bir çok mineral balı çok etkili bir ilaç haline getiriyor.Bileşiminde 12 değişik enzim çeşitli hastalıklara etkili.Baldaki magnezyumdamarlardaki kanın pıhtılaşmasını önlüyor,stresin olumsuz etkilerinden koruyor.Vücudun çok az üretebildiği Cholin isimli enzim,karaciğerin yağ metebolizmasını düzenleyen ve yağ bağlamasını önleyen bir maddeki ,balda bulunuyor.Bu nedenle hergün bir miktar bal yemekte fayda var.Bağırsak enfeksiyonlarına ve soğuk algınlığına iyi gelen inkibin isimli madde aynı zamanda kalp damarlarının kanla daha iyi beslenmesine yardımcı oluyor.Baldaki polenler,sindirim için önemli bir kaynakBal yendikten kısa bir süre sonra bağırsak çeperinin bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve besinler yoluyla alınan zararlı maddelerin etkisinden koruyan enzimler serbest kalıyor.Son araştırmalarda göstermiştirki kanserli hücrelere uygulanan bal kanserin yayılmasını durdurmuştur.Bu konuda uzmanlar balın ilerde kanser tedavisinde önemli rol oynayacağı görüşündedirler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



