27 Ocak 2008 Pazar
Bal arısı kolonilerinde varroa gelişimi,mücadelesi ve kolonilerin verimliliğine etkisi -Development and control of the varroa(varroa destructor)
Ethem Akyol:Niğde Universitesi
Bilge Karatepe Niğde üniversitesi
Mustafa Karatepe:Niğde Üniversitesi
Zafer Karaer :Ankara Üniversitesi
Kaynak :Uludağ Arıcılık Dergisi
Keten ve önemi
Bazı bitkilerde dönüm başına gereken tahmini kovan miktarı:
Elma:3 kovan /dönüm
Kayısı:2 kovan/dönüm
Badem:4 kovan/dönüm
Kiraz:3 kovan /dönüm
Yonca:2 kovan /dönüm
Salatalık:3 kovan /10 dönüm
Armut:3 kovan/dönüm
Şeftali:2 kovan/dönüm
Erik :4 kovan/dönüm
Çilek :8 kovan/dönüm
Vişne :2 kovan /dönüm
Ayçiçeği :1 kovan/ 10 dönüm
Kabak.Kavun,Karpuz :3 kovan/10 dönüm
Kaynak:Uludağ arıcılık dergisi 2006
Genetiği değiştirilmiş ürünler ve zararları-Genetically engineered products and their disadvantages
The developing technolgy is showing itself in every area.Prodaction,effiency,power to compete and desire to earn more money has made the technology the unwanted visitor of our tables..Margarine,food madders ,sweeteners probiotıcs and finallyé"genetically engineered products" joined these visitors as a new comer.Whether we are aware or not many genetically engineered products are on our table.genetically modifications are done not only to obtain more prodacts but also to increase the durability of these prodacts.Some substances produced in plants against the germs that cause diseases can cause harm to human health.On top of these are allergic reactions(food allergies).Apart from this there are claims that these substance create resistance agains antibiotics and make humans more vulnareble to disaeses.
25 Ocak 2008 Cuma
Varroa ile mücadelede değişik bir uygulama
23 Ocak 2008 Çarşamba
Kişiliklere değil,sonuçlara odaklanın

21 Ocak 2008 Pazartesi
Birazda gülelim
-Bir saat onbeş dakika..
Arkadaşlarına dönmüş:
-Daha çok var,hadi gidip şu karşıki kafede çay içelim...
Oradan buradan derken lal lafı açmış..Birden tren düdüğüyle kendilerine gelmişler.Koşarak dışarı fırlamışlar...Nafile...Tren kaçmış.Tekrar sormuşlar:
-Sonraki tren ne zaman
-Birbuçuk saat sonra...
Yine dönmüşler kafeye...Yine çay,yine laf ve derken yine düdük sesi...
Koşmuşlar ama bu defada treni kaçırmışlar. Birsaat sonra bir tren daha varmış,dönmüşler kafeye...Ama bu sefer uyanık duruyorlar.
Trenin sesini duyar duymaz kalkmışlar ve koşmaya başlamışlar.İçlerinden ikisi birisi bir vagona ,diğeri başka vagona zar zor yetişmiş...Üçüncüsü ise geride kalmış ve yetişememiş..Bir süre düşündükten sonra başlamış katıla katıla gülmeye.
Durumu gören istasyon görevlisi dayanamamış sormuş :
-Hem treni kaçırdın hem gülüyorsun?
-Nasıl gülmeyeyim!!!...Onlar beni uğurlamaya gelmişti...
Hatalardan ders çıkarmak


Hava durumu müsait olunca kek verme işlemini yaptım
Hava sıcaklığı 13 Derece civarında olunca maskesiz çalışmak zor oluyor,herneyseki havalar müsait olduda işimizi rahatlıkla görebildik.afiyetle yiyebilirler,tabiiki sonuçları ve verim durumunu ilkbaharda yüksek seviyede görmek dileklerimizle
24 kasımda vermiş olduğum keklerin afiyetle yenmiş ve tüketilmiş olduğunu gördüm,havaların Sibiryadan gelen soğuk hava sebebiyle her ihtimale karşılık uzun süreli ilgilenip bakamama sorunu olmaması için Sultanbeylide yaptırmış olduğum kekleri verdim,şu an ilerisi için olumsuzluk hissetmiyorum.
Sayın Dr Selahattin beyle sohbetimizde Everest dağına tırmanan ve oranın yüksekliğini arıcılık tecrübelerine dayanarak ölçen arıcıya İngiltere kraliçesinin Sör ünvanının verdiğini ve yazıyı ileriki bir tarihte bana ulaştıracağını söyledi.Doktor bey arıcılığa bayağı merek sardı,üzüm üzüme baka baka kararırmış,bizim muhabbet ortamına girince olacağı buydu,kendileri çok meraklı bakarsınız onuda bu dünyanın içinde bulabiliriz.Yazıyı bana ulaştırınca sizlerle paylaşmak dileğiyle.
Samsundan sevgili arkadaşımız Mehmet bey 19 Mayıs üniversitesinden organik tarımla ilgili ders aldıklarını ve öğrendiklerini bana aktardı,bende uygulama yapıyorum,ilk önce organik gübre yapımından yola çıktık ,sonuçlarını buradan izleyeceğiz.Şu an çürümeye bıraktığım maddeler çeşitli ağçların yaprakları ve dalları,toprakta açmış olduğum çukura doldurdum ,seneye kullanacağız,inşallah çok iyi netice almayı umuyorum.16 Ocak 2008 Çarşamba
Arılar kayboluyor,arıcı ne yapmalı? What should beekeepers Do,We Lose Bees
Canlı hayatının devamında;bitkiler toprak ve suya,hayvanlar bitkilere,insanlarise bitki ve hayvanlara muhtaçtır.Bu zincirin ana temasını oluşturan bitkiler varlıklarını sürdürebilmeleri için dünyanın hemen hemen her yerinde varlıklarını sürdüren bal arılarının tozlayıcı özelliğinden yararlanmak zorundadırlar.
Dünyada tabi dengenin değişikliğe uğratılmasında ana unsur olan insanlar kendi varlıklarının devamı için bal arılarını yaşatmak zorundalarDünyadaki insan hayatını kolaylaştırmak ve daha modern bir hayat tarzı elde etmek amacıyla bilim,teknik ve teknolojiyi kullanırken insanlığın geleceğini bitirici olmamaya dikkat etmelidir.
Gerek insanların kendi elleri ile gerekse doğanın kuralları gereği yaşanan son iki yıl gerçekten arıcılık açısından son derece rizikosu yüksek olan yıllardı.Dünyanın birçok yerinde bu konu ile ilgili toplantılar seminerler,kongreler düzenlenmesine rağmen son iki yıldaki arı kayıplarına bilimsel açıklık getirilememiştir.
Ülkemiz açısından konuya bakılacak olursa ,giderek azalan su kaynaklarımız ve paralelinde yağış miktarındaki düşüş arıcılarımız açısından daha da sıkıntılı yıllara kapı aralıyor.Eğer kuraklık bu denli devam edecek olursa artık entansif tarım sisteminin arıcılık açısından şekillendirilmesi ve uygulamaya konulması zorunlu hale gelmektedir.Kültür bitkilerinin ekildiği alanlarda ve ballı bitkilerin arıcı tarafından yetiştiriciliği yapılarak,koloni hayatlarının devamı ve bal üretimi gerçekleştirilecektir.Bu açıdan arı otu,lofant gibi bitkilerin yetiştiriciliğide düşünülmelidir.Arı otu dekarda yaklaşık 80 ila 400 kg civarında ,lafont ise hektarda 1400 kg civarında bal verebilmektedir.Kaynak http//www.herbalisatabay.com
Not:Yazı Uludağ Arıcılık derneği dergisinden alınmıştır.(Zir. Müh Hasan Cengiz,Zir.Müh. Mehmet Ayağ,Zir. Tek. Mustafa Çitrazoğluk)
13 Ocak 2008 Pazar
Toplumun gıda tüketiminde bilinçlenmesi
10 Ocak 2008 Perşembe
Tebessüm
Bir Japon kahveye girip meydan okumuş:
_Varmı aranızda delikanlı olan?Varsa çıksın dışarı. Temel sinirlenerek ayağa kalkmış,dışarı çıkmış.Birkaç dakika sonra Temel ağzı burnu kan revan içinde kahveye geri dönmüş,arkasında Japon...Temeli göstererek:
-OnuToyokumi Ustanın Kihotimi tekniğiyle vurdum.
Japon ertesi gün yeniden gelmiş...Yine Temel ile dışarı çıkmışlar,Temel yine kan revan içinde geri dönmüş,arkasında yine Japon:
-Onu Toyokimi Ustadan öğrendiğim Kihotomi tekniğiyle vurdum.
Japon ertesi gün yine gelmiş.Temel ile yine dışarı çıkmışlar.Birkaç dakika sonra Japon kanlar içinde kahveye geri dönmüş,arkasında Temel:
-Ona Toyotanın krikosu ile vurdum.
BAL ANALİZ LABARATUARI:Yazıyı okuyunca sevindim.çünki Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan labaratuarda ,balda çözünebilir katı madde miktarıasitlik,ticari glikoz,zehirli polenşeker testi,diastaz enzim testi ve kül tayini gibi 10 ila 11 parametrenin analizini yapabildiklerini belirtiyor.Analiz bedelide 75 ytl imiş.Hayırlı olsun.
9 Ocak 2008 Çarşamba
Nihayet beklenen kar yağdı



Eski avcılar diyorlarki avcının köftesi ateşte kızartılmış ekmektir .Hakikaten gerçek payı var,denemenizi öneririm.Diğer bir konu avcılık çobanla kralı aynı sofraya oturtan tek spormuş,şöyleki:Gebze civarlarında avlanan gruplar yemeğe otururlar,iki kişi dertleşiyorlar:Yarın mahkemem var yalancı şahitlik yapacağım ,ne diyeyim bilmiyorum der, diğeri dinlemektedir.iki gün sonra adamcağız mahkemeye şahitlik yapmaya gider,birde ne görsün,avdaki sohbet ettiği kişi hakimmiş,adamcağız şaşırmış,hakim tebessüm ederek derki seni daha önce dinledim yeniden dinlemeğe gerek yok gidebilirsin.

5 Ocak 2008 Cumartesi
İşyeri arkadaşlarımızla arıcılık ve bal sohbeti
Fotoğraftakiler ilhami Uyar,Seyit Akpakla(Çorum),İsmail Tatar (Giresun)ve Yusuf Vaykul(Bolu) bu arkadaşlar işyeri arkadaşlarım,sohbetimizin konusu arıve arı ürünleri üzerine,İsmail beyin babası arıcı olduğu için kabul etmek lazımki bazı konularda benden bilgi ve tecrübe olarak birhayli ileride,işin tekniğini bilen kişiyle konu üzerinde konuşmak çok zevkli oluyor,eksiğiniz varsa gideriyorsunuz en azından beyin jimnastiği yapıyorsunuz,tartışmayınca değişik fikirleri dinlemeyince doğruyu bulmanız zor.Her şey çok güzelde şu sigara dumanı olmasa daha iyi olacak,onun için sohbetin en koyu yerinde bırakıp ayrılmak zorunda kalıyorum ve üzülüyorum.Arıcılık yapan arkadaşım hariç diğerleri balın faydalarını ,hakiki bal nasıl olmalıdır,donmuş bal nasıl baldır ,polen hakkında bilgi ve diğer konularda onlar sordukça bende dilimin döndüğünce izah ediyorum,ilk baştan bal dondu diye geri getiren arkadaşlarımız şimdi güvenle yiyebiliyorlar ve hiç bir itirazlarıda olmuyor,hatta tv kanallarında arıcılıkla ilgili program çıktığı zaman beni arayıp programı izlememi söylüyorlar.Bir diğer arkadaşımızda arıcılık yapmaya başlayacağını varsa kitap ve döküman verip veremeyeceğimi sordu,bende elimdeki imkanları seferber edeceğimi gerekirse pratik olarakta yardımcı olabileceğimi söyledim,kendisine arıcılık alanında başarılar diliyorum.Başarılı olur bu başarıda benim de payım olursa çok mutlu olurum.Bilgi ve güç paylaşılınca daha güzel.Tüm mesai arkadaşlarıma işlerinde ve emekli olduktan sonraki hayatlarındada başarılar ve uzun ömürler diliyorum.3 Ocak 2008 Perşembe
Gebze Yüksek Teknoloji Öğr üyesi Prof Yavuz Sezen hocamla fikir alışverişi



2 Ocak 2008 Çarşamba
Zararlı hayvanlarla mücadele

1 Ocak 2008 Salı
Yalova Kurtköy izlenimleri
Akşamki niyetimiz büyük oğlumla Karamürsel Kılıç ve Denizçatı köylerinde av yapmaktı fakat sonradan rota değişti Kurtköye çevrildi,bizde Darıcaya el sallayarak yolculuğumuza başladık.
Trabzonda başlayan meslek serüveni sayın hocamın deyişiyle Yalova ili Kurtköyde noktalanmış ama başka bir serüven başlamış arıcılık,şimdi tüm ekipmanını yapabilecek durumda olan hocam inzivaya çekilmiş gibi görünsede yine tüm benliğiyle oğlunun yanında ,her zaman aktivite içinde olmaya hazır durumda,Allah kolaylıklar versin.Ben ve oğlumla çok sıcak ve samimi ilgilendiler kendilerine teşekkür ediyoruz buradan.
sayın hocam ve oğlu boş petekleri görmüş olduğunuz raf sisteminde sakladıklarını ve hiç petek güvesinin barınamadığını söylüyorlar.
Din görevlisi olarak geldiği Kurtköyde emekli olup yerleşen Harun hocamız tam teşekküllü marangoz atölyesi açarak kendisinin ve yöredeki arıcıların ihtiyaçlarını karşılıyor,gördüğünüz polen tuzaklı kovanları imal ediyor,tüm mamuller kestane ağacından yapılmış ve hafif.
Kendi imalatları polen tuzakları elekleri
Polen tuzağının kovan içi görünümü
davetsiz misafir iş başında ama arılar içeri sokmuyorlar
Yakınlardaki başka bir arılıktan aldığım bu görüntüyü görünce Selahattin Güney başkanımla Halil Bilen hocanın tepkilerini merak ediyorum ve duyar gibiyim.
Ben ve oğlumla Harun amca arılıkları dolaşmakla meşgulüz.
Büyük oğlum Tezcanla beraber İlker Doğan beyin arılığınıda ziyaret ettik ,anlattıklarına göre İlker bey ufak bir ihmalden dolayı arılarının yarısını geçen yıl kaybetmiş,kuralları yerine getirmediğinden,bende dedimki siz 30 yıllık deneyimli şoförde olsanız kurala uymadığınız zaman başınıza gelecek akıbet bellidir.Her zaman gereği neyi gerektiriyorsa yapmak zorundayız.28 Aralık 2007 Cuma
Körükte yakmak için ağaç kavı ve yaban domuzlarının marifeti
İnsan eliyle ekilmiş gibi,çok sağlam,hiç kokusuda yok.
Bu oluşumun ne amaçlarla kullanılabileceği konusunda Gebze Yüksek Teknoloji Ensitüsünden Prof Yavuz Sezen hocama numune alıp götüreceğim,bakalım ne gibi mineraller var içinde
Tarlanın son durumu bu şekli almış,yakalayıp çift sürmek lazım
Eski arıcılar zaman zaman bana körükte yakmak için ağaçlardan çıkan kavın(eskilerin şivesine göre)çok iyi netice verdiğini ve kullanmam yönündeki tavsiyelerinden yola çıkarak araziyi dolaştım,bayağıda buldum,çok uzun süre sönmediğini ve iyi duman yaptığını söylüyorlar.Önümüzdeki dönem kullanıp deneyeceğim,ikinci bir husus tabiattan olması ve hiçbir zararlı maddeyi içinde barındırmaması,denemekte fayda var,inşallah faydalı olur.Diğer bir konuda yaban domuzlarının traktörün süremediği yeri nasıl olmuşta o denli sürebildiği,inanılacak gibi degil arazi kayalık ve taşlık olmasına rağmen ağzı burnu nasıl dayanıyor,geceleyin görenler nefesi ile toprağı ve taşı yukarı kaldırıyor diyorlar, mantıklı geldi ,olabilirde.Arılarsa hava sıcaklığı 9 ila 10 C civarında olduğundan bir iki dışarı çıkıp geri dönüyorlar,iki gündür çok şiddetli ayaz ve don olayı var.Peşinden inşallah kar gelirde her taraf suya kanar.
25 Aralık 2007 Salı
Tilkinin orucu
- Tilki ormanda gezmektedir.Bir ağacın dalında asılı geyik görür,açtır ama şüphelenir,kontrol etmeye başlar ve bunun bir tuzak olduğunu görür,geyik budu bir iple bombaya bağlıdır.Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar,biraz son ra kurt gelir,budu ve yatan tilkiyi görür.Tilkiye sorar : Ne yapıyorsun dostum?Tilki cevap verir:Hiç yatıyorum -Burda but var .-evet var.-Neden yemedin?Tilki sakince cevap verir:bugün orucum.Kurt kendinden emin;-ben yiyeyim o zaman.Tilki:buyur afiyet olsun.Kurt buta uzanır uzanmaz bomba patlar.Ortalık toz duman,kurt yaralı haraketsiz.Bu arada tilki sakince budu yemeye başlar.Kurt perişan halde yatarken hiddetle çıkışır:Haysiyetsiz hani oruçtun? Tilki pişkin:BİRAZ ÖNCE TOP PATLADI DUYMADINMI?
24 Aralık 2007 Pazartesi
Kederli günümüz
Acaba arılıkların yanyana olması sorun çıkarmıyormu?Bize verilen bilgilerde iki arılığın arasında en az 500 m mesafe olması gerektiği söylenmişti.
bunlarda akrabası olan Bedri Akdoğan beyin arıları
herşey istenilen şekilde olunca bu yüzede yansıyor,moraller yerinde
22 Aralık 2007 Cumartesi
Bayram ziyaretleri
Darıcaya dönerken arılığıma uğradım manzara çok güzeldi,anlayacağınız asayiş berkemaldi.Bu durum insana görevini yapmış olmanın ve emeğinin karşılığını almış olma hazzını veriyor.Beklentimiz kışı en iyi şartlarda ,kayıpsız çıkarmaları ve ilkbahardada yüzümüzü güldürmeleri yönünde.
Tepemanayır köyündeki arıcılarla görüşmemde hep eskiden köyün yarısına yakınının evlerinin yanında veya bahçelerinde arı olduğundan bahsediyorlar acaba şimdilerde niye yapılmıyor,onu merak ediyorum.
Tepemanayır köyünden yılların arıcısı Sabahattin Buldum abimiz,sohbetimizde polen tuzaklı kovanlardan bahsettim ,standart olmasından ve çalışma kolaylığı açısından tektip kovanların daha uygun olcağını benimsedi,bayramdan önce İlçe Tarım müdürü İbrahim Gültekin beyle bu konuyu görüştük alma imkanımız olursa tüm yöredeki arıcılar 20 ila 50 kovan arası talep ediyorlar.İnşallah başarılı oluruz.
Ahatlı köyünden Cemal Kurt Abimiz arılarının kışa gayet iyi girdiklerinden bahsetti bu durumdan bizlerde memnun olduk,allah herşeyi gönlüne göre versin dileklerimizle ayrıldık.
Kargalı köyünde Bayramlaşma merasimi bittikten sonra sohbetler,yemek olayı derken konu arılardan açıldı ama şu anda onlar istirahatte olduğu için konumuz pazar günü sürek avı yapalım ve stres atalım gündeminde yoğunlşaştı,solumdakiler domuz avcısı,diğerleri hem arıcı hem avcı bendede aynı hastalık olunca pazar gününü iple çekeceğiz anlaşılanKurban bayramı nedeniyle önce aile efratlarımızı ziyaret ettik,ellerini öpüp hayır dualarını aldık.Bizim Gebze yöresinde bazı eski gelenekler halen devam ediyor şöyleki birbirine yakın üç köy olan Yağcılar,Orhanlı ve Kargalı köyleri aralarında anlaşmışlar Kurban bayramı birinci gün Yağcılardan başlıyor ikinci gün Orhanlı ve üçüncü gün Kargalıda bayramlaşma merasimleri yapılıyor yemekler hazırlanıp konuklara ikram ediliyor.Ramazan bayramı ise Kargalı, Orhanlı ve Yağcılar sıralaması şeklinde kutlanıyor.Benim bayramda bayağı yer gezme imkanım oldu.Her türlü sohbetin yapıldığı ortamlarda tabiiki arıcılık konuşulmadan olmuyor,yeni uygulamalar yeni fikirler veya merak edilen konular ,insanlar hep iyinin ,güzel gelişmelerin peşinde buda bizleri sevindiriyor.Her konuda olduğu gibi arıcılıktada memleketimizin daha ileri seviyelere gelebilmesi için gayret ve bilinçli çalışmanın ayrılmaz bir ikili olduğunu unutmamalıyız.Gözlemlerimiz insanın devamlı bir arayış ve iyiye yönelme peşinde olduğunu gösteriyor.Bayramda gezmiş olduğum Tepemanayır,Ahatlı,Kargalı köylerinde bunu gözlemledim.



